Workshop: "Sosyal Medya ve Web2.0"
Executive Trend Danışmanlığı
Web Etkinlik Analizi
Dijital Strateji Geliştirme
Marketallica: Pazarlama trendleri ve dijital pazarlama stratejileri üzerine hizmet sunan bir danışmanlık şirketidir. Amacı, markaların yeni trendleri ve dijital dünyanın fırsatlarını sonuna kadar kullanarak değerlerini arttırmasına katkıda bulunmaktır. Bu sitede, Özgür Alaz, pazarlama trendleri üzerine gözlemlerini ve fikirlerini paylaşıyor.
Konuk Yazar: Idil Cakim, uluslararasi hakla iliskiler sirketi Golin Harris’te interaktif medya baskan yardimcisi olarak calismakta. Idil’in Internet uzerine iletisim ve arastirma uzmani olarak 10 yili askin deneyimi var.Idil’in dijital WOM uzerine dusuncelerini dotwom adli blogundan takip edebilirsiniz.
Şirketler ve markalar, bloglar ve sosyal ağlar yoluyla müşterilerine ulaşmak için yarış içindeler. Internet kullanıcıları tarafından bu özel alanlarda yadırganmamak için oldukça çabalıyorlar. Marka temsilcileri, ürün örnekleri, güncel konuşmaya yakın mesajlar derken, yeni bir pazarlama yöntemi ortaya çıkıyor. Kimi şirketi 50, kimini ise 5,000 kişi takip ediyor. Marka cazibesi, sosyal ağa yapılan yatırımlar fark yaratıyor. Ancak pek çok şirket sosyal medya alanlarından gelir sağlamakta zorlanıyor.
Gerek Facebook yoluyla, gerek email yoluyla arkadaşlarımın bana ilettikleri, en çok ilgimi çeken linkleri düşünüyorum. Bunların coğu eğlendirici olmanın ötesinde sosyal içerikli ve güncel bir konuya bağlı. Acaba sosyal medya şirketlerin reklamvari mesajları için uygun mu? Yoksa bu alanlar daha cok vakıflar ve yardım kuruluşlarının geniş kitlelere ulaşabilmelerine mi yarıyorlar?
Nitekim bir blog yazmaya başlamak ya da gelişmiş bir sosyal ağda grup kurmak için paradan çok zamana ihtiyaç var. Insanların bam teline basan bir mesajla, vakıflar ve yardım kurumları kendilerine Internet’te pek çok destekci bulabilirler. Zira insanlar sosyal ağ sitelerine öncelikle arkadaşlarıyla konuşmaya, paylaşmaya gidiyorlar. Bu ortamlarda, bir arkadaştan gelen özel bir mesaj ya da tavsiye, bir kişiden onlarca kişiye kısa zamanda yayılabilir.
Bugünkü ekonomik calkantıda şirketler zor durumda kalırken, yardım kurumları da bagıslarında duşüş görüyorlar. Sosyal medya araçları bu kurumlara hesaplı bütçeyle etkin kampanyalar yürütme imkanı sağlıyorlar. Microsoft’un I’M Making A Difference kampanyasina katılanlar, Windows Live™ Messenger (eski MSN) kullanarak, her instant messenger konuşmaları ile seçtikleri bir yardım kurumuna bagışta bulunuyorlar. Seçenekler arasında UNICEF, Sierra klubü ve hayvanlara yardım derneği gibi kurumlar var. Messenger kullananların yapmaları gereken tek şey yardım kurumunun sembolunu chat alanlarına eklemek. Gerisini, Microsoft kullanıcılar adına o kuruma bagış yaparak hallediyor.
Internet yoluyla yardım kampanyalarına destek bulmak icin Microsoft gibi büyük bir şirketle ortaklık kurmak zorunlu değil. New York’da kurulan Charity:Water, Afrika’da temiz suya ihtiyacı olan köylere kuyu açarak binlerce kişinin hayatını degiştiriyor. Isteyenler bu kuruma Internetten bagış gönderebiliyor, kuyuların açılışını gösteren videolar izleyebiliyor ve kendi arkadaşlarını kampanyaya davet edebiliyorlar.
Sosyal medya alanlarından yeni kitlelere ulaşmak isteyen vakıflara ve yardım kurumlarına tavsiyelerim şöyle:
1- Girişiminizi açık ve kısa bir şekilde iletin. Böylelikle Internet kullanıcılarının mesajınızı kopyalayıp, kolaylıkla bir arkadaşına göndermesine yardımcı olursunuz.
2- Insanların sizin Web sitenizi keşfetmesini beklemeden, alanınızda oluşmuş gruplara katılın. Örneğin, Facebook’ta grup oluşturun, Twitter yoluyla gönüllülerle konuşun, saha calışmalarınızı gösteren videoları Metacafe’ye koyup, sizi izleyenlerle paylaşın.
3- Logonuzu basit bir yazılım programı (widget) haline getirip, sizi destekleyenlerin bloglarına ve sosyal ağlardaki profillerine bunu yüklemelerine izin verin. Fazla teknik bilginiz olmasa bile, Widgetbox.com ya da Clearspring.com gibi sitelerden faydalanarak logonuzu ya da söyleminizi sitelere eklenebilecek bir buton haline getirebilirsiniz. Böylelikle, sizi destekleyenler girişimlerini arkadaşlarıyla da paylaşabilir ve sizin haberciniz olabilirler.
4- Internet yoluyla bagış yapmayı kolaylaştırın. Web sitenizin ön sayfasından belirgin bir şekilde nasıl bagış yapılabileceğini belirtin.
5- Diğer sayfalarda yapılan bagışın nasıl kullanıldıgı ve ne tür çözümler üretmekte kullanıldıgını fotoğraflar, mektuplar ve video klipleriyle gösterin.
Internet kullanıcıları; sosyal ağlara, bloglara, forumlara kendilerini özgün şekilde ifade edebilmek için gidiyorlar. Ne tür hobileri olduklarinı belittikleri gibi, hangi kurumlara destek verdiklerini de açıklıyabilir, ihtiyacı olanlara yardım eli uzatabilirler.
Dün, Çağlar Erol‘un katılımıyla ‘Girişimcilik’ üzerine bir kahvaltı sohbeti gerçekleştirdik. Çağlar bize girişimcilik deneyimlerini anlattı ve sonra hep beraber önümüzdeki yılları, girişimcilik, bakış açısından değerlendirdik. Sohbet’te aklımda kalan noktalar şöyle;
- Internet girişimciliğinde proje seçilirken kişinin kendi güçlü olduğu alanda proje seçmesini daha faydalıdır. Doktorsitesi.com girişiminin gerisinde sağlık sektörünü çok iyi bilen bir ekip var örneğin.
- Çağlar bir süre Almanya’da danışmanlık yapmış. BU yıllar Çağlar’a çok şey katmış çünkü işi yapma, önemseme ve programlı olma deneyimi edinmiş. Bu tarz deneyimleri ben de çok önemsiyorum. Farklı çalışma biçimlerini deneyimlemek girişimcilere çok şey katar. Tavsiyem, mümkünse bir global projeye katılın, bir açık kaynak projesine, bir sosyal sorumluluk projesine katılın.
- Son zamanlarda internet sektörüne inanan yatırımcı sayısı çok arttı(Üç yıl öncesine göre). Kriz zamanında yatırımların alternatif kazancı düşüyor. İyi projeler görece daha fazla yatırım çekebilir.
- Kriz zamanı dikkatli yatırımcılar için fırsatlar yaratabilir. Bu dönem, işten çıkarılmalar nedeniyle daha fazla girişimci yaratacaktır. Sermayenin girişim için değeri eskisinden daha fazla. Yatırımcılar için daha fazla yatırım alternatifi doğuyor
- Uzaktan çalışma, freelance çalışmanın çok hızlı yükseleceği senelere giriyoruz. Daha önceki yazılarımda da buradaki iş fırsatını yazmıştım.
- Girişimlerin gelir modellerinin reklam dışında çeşitlendirmeye çok ihtiyaç var.
- Şirket kurulumunda A.Ş. tercihi yapılmalı. Turk vergi mevzuatında exit (satış yapmak)’a en uygun şirket yapısı
- Türk şirketlerinin yurtdışı açılımları için orta asya ve ortadoğu ülkeleri daha genişlemeye müsait. Doğu avrupa ve balkanlardaki pazarlar nispeten Avrupa’lı yatırımcılar tarafından doldurulmuş durumda.
Dünyada 237 pazarlama blogger’ının ortaklaşa hazırladığı ‘Age of conversation‘ kitabı bu hafta yayınlandı. Ben de ‘Pricing in the age of conversation’ yazımla kitabın bir parçası olduğum için çok mutluyum. Yazımda, diyalog çağının fiyatlama mantığını nasıl değiştirebileceği ile ilgili iki tane önerme sundum. Yayınlanan yazımı buradan okuyabilirsiniz.
Kitabın bir çok değerli birçok sesi biraraya getirmenin ötesinde bir de hizmet ettiği bir sosyal amaç var. Kitabın tüm geliri Variety (Uluslararası çocuklara yardım vakfı) vakfına bağışlanıyor. Kitabı bu adresden satın alabilirsiniz.
İşte kitabın parçası olan 237 ses
Adrian Ho, Aki Spicer, Alex Henault, Amy Jussel, Andrew Odom, Andy Nulman, Andy Sernovitz, Andy Whitlock, Angela Maiers, Ann Handley, Anna Farmery, Armando Alves, Arun Rajagopal, Asi Sharabi, Becky Carroll, Becky McCray, Bernie Scheffler, Bill Gammell, Bob LeDrew, Brad Shorr, Brandon Murphy, Branislav Peric, Brent Dixon, Brett Macfarlane, Brian Reich, C.C. Chapman, Cam Beck, Casper Willer, Cathleen Rittereiser, Cathryn Hrudicka, Cedric Giorgi, Charles Sipe, Chris Kieff, Chris Cree, Chris Wilson, Christina Kerley (CK), C.B. Whittemore, Chris Brown, Connie Bensen, Connie Reece, Corentin Monot, Craig Wilson, Daniel Honigman, Dan Schawbel, Dan Sitter, Daria Radota Rasmussen, Darren Herman, Dave Davison, David Armano, David Berkowitz, David Koopmans, David Meerman Scott, David Petherick, David Reich, David Weinfeld, David Zinger, Deanna Gernert, Deborah Brown, Dennis Price, Derrick Kwa, Dino Demopoulos, Doug Haslam, Doug Meacham, Doug Mitchell, Douglas Hanna, Douglas Karr, Drew McLellan, Duane Brown, Dustin Jacobsen, Dylan Viner, Ed Brenegar, Ed Cotton, Efrain Mendicuti, Ellen Weber, Eric Peterson, Eric Nehrlich, Ernie Mosteller, Faris Yakob, Fernanda Romano, Francis Anderson, Gareth Kay, Gary Cohen, Gaurav Mishra, Gavin Heaton, Geert Desager, George Jenkins,G. Kofi Annan, G.L. Hoffman, Gianandrea Facchini, Gordon Whitehead, Greg Verdino, Gretel Going & Kathryn Fleming, Hillel Cooperman, Hugh Weber, J. Erik Potter, James Gordon-Macintosh, Jamey Shiels, Jasmin Tragas, Jason Oke, Jay Ehret, Jeanne Dininni, Jeff De Cagna, Jeff Gwynne & Todd Cabral, Jeff Noble, Jeff Wallace, Jennifer Warwick, Jenny Meade, Jeremy Fuksa, Jeremy Heilpern, Jeroen Verkroost, Jessica Hagy, Joanna Young, Joe Pulizzi, John Herrington, John Moore, John Rosen, John Todor, Jon Burg, Jon Swanson, Jonathan Trenn, Jordan Behan, Julie Fleischer, Justin Foster, Karl Turley, Kate Trgovac, Katie Chatfield, Katie Konrath, Kenny Lauer, Keri Willenborg, Kevin Jessop, Kristin Gorski, Lewis Green, Lois Kelly, Lori Magno, Louise Manning, Luc Debaisieux, Mario Vellandi, Mark Blair, Mark Earls, Mark Goren, Mark Hancock, Mark Lewis, Mark McGuinness, Matt Dickman, Matt J. McDonald, Matt Moore, Michael Karnjanaprakorn, Michelle Lamar, Mike Arauz, Mike McAllen, Mike Sansone, Mitch Joel, Neil Perkin, Nettie Hartsock, Nick Rice, Oleksandr Skorokhod, Ozgur Alaz, Paul Chaney, Paul Hebert, Paul Isakson, Paul McEnany, Paul Tedesco, Paul Williams, Pet Campbell, Pete Deutschman, Peter Corbett, Phil Gerbyshak, Phil Lewis, Phil Soden, Piet Wulleman, Rachel Steiner, Sreeraj Menon, Reginald Adkins, Richard Huntington, Rishi Desai, Robert Hruzek, Roberta Rosenberg, Robyn McMaster, Roger von Oech, Rohit Bhargava, Ron Shevlin, Ryan Barrett, Ryan Karpeles, Ryan Rasmussen, Sam Huleatt, Sandy Renshaw and James G. Lindberg, Scott Goodson, Scott Monty, Scott Townsend, Scott White, Sean Howard, Sean Scott, Seni Thomas, Seth Gaffney, Shama Hyder, Sheila Scarborough, Sheryl Steadman, Simon Payn, Sonia Simone, Spike Jones, Stanley Johnson, Stephen Collins, Stephen Landau, Stephen Smith, Steve Bannister, Steve Hardy, Steve Portigal, Steve Roesler, Steven Verbruggen, Steve Woodruff, Sue Edworthy, Susan Bird, Susan Gunelius, Susan Heywood, Tammy Lenski, Terrell Meek, Thomas Clifford, Thomas Knoll, Tim Brunelle, Tim Connor, Tim Jackson, Tim Mannveille, Tim Tyler, Timothy Johnson, Tinu Abayomi-Paul, Toby Bloomberg, Todd Andrlik, Troy Rutter, Troy Worman, Uwe Hook, Valeria Maltoni, Vandana Ahuja, Vanessa DiMauro, Veronique Rabuteau, Wayne Buckhanan, William Azaroff, Yves Van Landeghem
Ortalama bir şirket yüzde onluk bir kar marji ile calisiyor. Eger şirket, müşteri kaybetmeden fiyatlarini yalnizca yuzde 1 arttırabilse, toplam karını neredeyse iki katina çikarabilir, ama ters sekilde fiyatlarini korumayı sadece yuzde 1 oraninda bile başaramazsa karliligini tamamen kaybedebilir. Fiyatlama stratejisi karlılıgı en hizli ve en sert şekilde etkiliyor.
Fiyatlama oyununu en dikkatle gozlemlediğim sektor GSM sektöru. Turkcell’in fiyatlama stratejisini cok beğeniyorum. Geçen yillar icinde (cok sert fiyat rekabetine ragmen) fiyat düzeylerini korumayi basardılar ve kendilerini fiyat savaşının dısında tuttular.
Pazarlama filozofu Seth‘in bu hafta yazdigi bu sozler cok etkileyici, “Ürününü emtiya gibi satmayı sen istemedikçe, emtia gibi satmazsin”. Her pazarlamacinin uzun uzun dusunmesi gereken bir soz. Tekrar GSM sektorune donecek olursam, sektörü emtiyalaştiran, pazarlama stratejilerinin kendisi degil mi? Avea’ya bakalim. Simdiye kadar, fiyatlama stratejisini “daha ucuz dakika ucreti” olarak konumladigini gozlemliyorum. Yanliş yol değil, ama surekli “dakika ücreti” iletisimi yaptiğin icin artan rekabet karşısında yapabilecegin tek sey musterilere daha düşük fiyatlar önermek kaliyor. Daha düşük fiyatlarsa is modelinde yenilik olmaksizin ölümcüldür.

Avea’nin son kampanyasinda ışık gördüm. Fiyatlama stratejilerinde ciddi bir duzelme var. Ki, umarim kampanya bazli degildir, temel olarak “düşük dakika ucreti” iletisimi kararını gozden gecirmislerdir. Fiyatlama stratejilerindeki degisimin bir ornegi, heryone300 kampanyasi. Bu kampanya dahilinde Avea, kullanicilarina, “Türkiye’deki herkesle 300 dk.’ya kadar konuşmanın fiyatı KDV ve ÖİV dahil sadece 36,35 YTL” diyor. Kampanyada, dakika ucreti iletisimi yapılmıyor, muşterilere aylık tuketim ihtiyaçlarını fazlasıyla karsılayacak paketi, uygun bir fiyatla sunmayı vadediyor. Gene, “birim dakika ucreti” olarak dusuk fiyatlar sunuyor, ancak bunu sadece hacim yaratan musterilere sundugu icin karliliktan fazla taviz vermiyor. Musterilerde batik maliyet hissi (Zaten 36 YTL verdim, sonuna kadar konusmaliyim) yarattigi icin, kullanicilarin konusma aliskanliklarini uzun vadede etkiliyor. Insanlain adres defterlerinin daha da dolmasini ve insanlarin konusma surelerini uzatmalarini tesvik ediyor. Tum bunlar da tek basina “daha duşuk dakika ücreti” iletişiminden daha karlı şeyler.
Bu pazar sabahı Kanyon’da duzenlenen “Elle Urban Moves” etkinliğine katıldım. Kanyon’un içinde ve çevresinde düzenlenen eglenceli bir yuruyuste parkurun kimi kisimlarinda ip atlamaniz, kimi kisminda engelleri asmaniz ve kimi kisminda da iki araba arasindaki daracik yerden gecmeniz gerekiyor. 20 YTL’lik katilim bedeli ile de WWF (Dogal hayati koruma vakfina) bagis yapiyorsunuz. Katilimci olarak cok keyif aldim. Yuruyus parkurunun bir kismininda yuruyen merdivenlerde gecmesi ayri bir ilginclik oldu.
Pazarlama bakis acisiyla da ilginc firsatlar var. Markam (Magazam) bir oyun sahasi olsa nasil olurdu? Insanlar mekani oyunlarla kesfetseler nasil olurdu?

Cok begendigim bir ornek, Nike Çin’den. Magazalara yakin alanlara bluetooth destekli bilboardlar yerlestiriyorlar. Insanlar bilboardlara yaklasinca ceplerine bir mesaj geliyor. Mesajda, insanlara, kronometrenin calismaya basladigi ve o gun icinde en yakin Nike magazasina en hizli kosan kisinin bedava ayakkabi kazanacagi mesaji veriliyor. Boylece, Nike magazasi ve magazanin cevresi bir oyuna (kosu pisti) donusmus oluyor. (via Cscout)

Londra Ulasim Muzesi’de farkli sekilde mekani bir oyun alanina donusturuyor. Muze ziyaretinin daha interaktif ve daha merak uyandirici olmasi icin muze’de bir “hazine avi” duzenleniyor. Gizli bir sifre var ve sifreye ulasmak icin ipuclari var. Katilimcilarin gorevi, bu ipuclarini fotograflamak. En dogru ve en iyi fotograflari cekenler yarismayi kazanmis oluyor. (via JoshSpear)

Son olarak işi, bu sekilde mekanlari bir oyun haline getirmek olan Improv Everywhere grubundan bahsetmek isterim. Grup, internet uzerinden haberlesiyor ve halka acik alanlarda cilginca seyler yapmayi tercih ediyor. Kimi zaman tercihleri magazalar ve markali alanlar olabiliyor. Mesela bir etkinliklerinde, insanlari kendi masaustu bilgisayarlariyla starbucks’larda biraraya gelmeye davet etti.
Galiba, herseyin (coguseyin) digitallestigi, iliskilerin digitallestigi dunyada, orjinal ve eglenceli deneyimlerin degeri artiyor.