Workshop: "Sosyal Medya ve Web2.0"
Executive Trend Danışmanlığı
Web Etkinlik Analizi
Dijital Strateji Geliştirme
Marketallica: Pazarlama trendleri ve dijital pazarlama stratejileri üzerine hizmet sunan bir danışmanlık şirketidir. Amacı, markaların yeni trendleri ve dijital dünyanın fırsatlarını sonuna kadar kullanarak değerlerini arttırmasına katkıda bulunmaktır. Bu sitede, Özgür Alaz, pazarlama trendleri üzerine gözlemlerini ve fikirlerini paylaşıyor.
Türk internet kullanıcıları olarak, cuma günü en populer blog servisi sağlayıcılarından blogger’ın kapatılmasıyla şok olduk. İlk saatlerde kapatılma sebebi ile ilgili farklı farklı sesler çıksa da sonradan anladık ki, digiturk, blogger platformu üzerinden korsan yayın yapan bir kaç blog için blogger üzerindeki tüm blogları kapatmış. (Kapatılma olayının ayrıntılarını buradan okuyabilirsiniz)
Internet kullanıcısı olarak hislerimi Uğur Özmen‘in bu sözleri ifade ediyor. ‘her gün bloglarına göz attığım dostlarımın, arkadaşlarımın, tanımadığım insanların bloglarına girdiğimde “T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.” gördüğüm anda, digiturk bana saldırmıştır’. Her gün okuduğum ve ilham aldığım bloglara digitürk’ün işbilmezliği sebebiyle ulaşamamaya bozulmuş durumdayım.
Bu olay bence yılın PR skandalıdır. Pazarlama yönetimi açısından tespitlerimi sıralamak isterim.
1. Internet’in hafızası vardır.
İnternet’te markanızı kullanarak yazdığınız yorumlara dikkat etmelisiniz. Yorumların uslubuna, anlamına özel bir dikkat etmelisiniz. Çünkü yazdığınız şeyler direkt olarak marka kimliğini yansıtıyor. Ki unutmayın internetin hafızası vardır. Yazdıklarınız bir daha silinmemek üzere orada kalır. Bu konuda ülkemizdeki iyi örnek Starbucks’dır. Kötü örnek ise ne yazık ki, Digiturk’dur. Kendisi, digiturk fraud yöneticisi olarak tanıtan kişi, yazının içinde dügüturk geçen tüm yazıları buluyor ve onu yazan bloggerı çeşitli şekillerde tehtit ediyor (Örnek hikayeyi okuyabilirsiniz). Digitürk için inanılmaz bir itibar kaybı.
2. Sosyal Medya ilişkileri PR’ın bir fonksiyonu olmalı
Digiturk örneğinden devam edersek, merak ediyorum, fraud yöneticisinin yaptıklarından acaba PR ve pazarlama departmanları haberdar mı? Pazarlama departmanları geç olmadan sosyal medya ilişkilerini yönetme işini sahiplenmeli. Bunu teknik veya hukuk birimlerine bırakmamalı.
3. Şeffaf Olunmalı
Bu yazıyı yazdığım sırada Digitürk’den bir açıklama gelmiş değil (açıklama geldikçe güncelleme yapacağım). Muhtemelen yarın, izinsiz maç yayını için son çare olarak bu kararı aldıklarını ve asıl amaçlarının herkese zarar vermek değil de sadece bu blogları kapatmak olduğunu söyleyecekler. Ama bu açıklamalar, davanın istanbul değil de diyarbakır’da açılmış olması yüzünden inandırıcı olmayacak.
4. Markaya Karşı Durmak Cool Bir Duruş
Büyük çaplı kullanıcı protestoları ve iptaller digitürk için büyük bir sorun olacaktır. İnsanlar (yasaktan etkilensin veya etkilenmesin) savunduğu değerler için aboneliklerini iptal ettirmeye başladılar. Online konuşmalardan anlaşılacağı gibi iptal ettirmeyi büyük bir gurur ile yapıyorlar ve arkadaşlarını etkilemeye çok istekliler. Abonelik iptalinin ve bunun üzerine konuşmaların cool (moda) bir davranış olacağını öngörüyorum.
5. WoMM’un Gücü
Türkiye’de ilk defa bir markaya karşı bloglardan ve online topluluklardan başlayan bir olaya şahit oluyoruz. Olayın görülmemiş bir hızla yayılacağını ve sosyal medyanın gücünü ıspat edeceğini tahmin ediyorum. BlogArama‘da, Twitter‘da, Eksisozluk‘de olayın ne boyutlara ulaştığını takip edebilirsiniz. Biz pazarlamacılar için çok dikkatle incelememiz gereken bir örnek olay.
İlgili Yazılar:
Toplam : 10 Yorum var
düğümküme » Türkiye’den Blogger.com’a erişim kapatıldı, Kitlesel İfade Özgürlüğü Engellemesi Çığırdan Çıktı
Ekim 26th, 2008 at 11:46 pm
Eren Kumcuoğlu
Ekim 27th, 2008 at 12:17 am
ahmet
Ekim 27th, 2008 at 12:53 pm
Ad Marketum | özgür emre öztürk » Blog Kapatmalarının Faili Belli Oldu: Digiturk
Ekim 27th, 2008 at 2:55 pm
Blogger Kapatılma sebebi | E. Ali
Ekim 27th, 2008 at 8:58 pm
Blogger’ın Kapatılması Digitürk’ün İşbilmezliği - Jegraphy Fihrist :: BLOG :: Can EĞRİDERE
Ekim 27th, 2008 at 10:08 pm
aybige tek
Ekim 27th, 2008 at 10:32 pm
aybige tek
Ekim 27th, 2008 at 10:34 pm
yavuz uzun
Kasım 6th, 2008 at 2:16 pm
Digiturk Blogspot Rezilliği | elmalma manav | seçmece bunlar!
Ocak 11th, 2009 at 3:44 am
[...] Yılın PR Skandalı: Digitürk, Özgür Alaz, Marketallica [...]
Özgür; Digiturk kriz iletişimini “nasıl” yürütecek (nasıl vurgusuna dikkat) bende merak ediyorum. Digiturk kafayı kuma gömmeyi tercih etmezse bu hafta enteresan gelişmeler olacak gibi…
PR skandalı konusuna ise katılıyorum. Her ne kadar bazıları markayı savunmaya kalksalar da aklı selim bir kişi böyle bir girişimin nasıl sonuçlar doğuracağını bilir. Bu bence kazara olan bir şey değil, kasten yapılan bir uygulamadır.
“Napalım, bütün bloglar kapanacaksa kapansın, yeter ki bizim tekerimize çomak sokulmasın” mantığı bakalım bu sefer bir bedel ödeyecek mi…
Digiturk’ün bir açıklama yapacağı muhtemel…Benim asıl merak ettiğim Ne kadar tatmin edici olacak. Ama Türkiye’nin belki de en çok okuyan,düşünen,düşündüğünü de binlerce,onbinlerce kişiyle paylaşarak güçlü bir ekosistem yaratan blog yazarlarının bu hareketi kendilerine yapılmış sayacakları ve bunu uzun süre konuşacakları kesin.
[...] hafızası insan hafızasından daha kalıcı, bu konuda Özgür‘e katılıyorum. Sanırım bu yaşananı Digiturk düzeltmezse, uzun yıllar [...]
[...] RSS takip listeme ne zaman niçin kayıt ettiğimi hiç hatırlayamadığım bir sitenin şu yazısından öğrendim: http://www.marketallica.com/2008/10/26/yln-pr-skandal-digitrk/ [...]
[...] http://www.marketallica.com/2008/10/26/yln-pr-skandal-digitrk/ [...]
Bu skandallar diğer markaları da dolaylı yönden ve direk etkiliyor. Örneğin: nokia n96 reklamında tv’de cep telefonunuza bloglarınızı ekleyebilirsiniz diyor.
Böyle markalardan da bu konularda yardım gelebilir gibi bir düşünce düştü aklıma.
Paylaşmayı uygun gördüm çünkü yasaklanan bloglar bir çok ürünün de full potansiyel çalışmasını engelliyor üstelik bedellerini biz müşteriler öderken! sevgiler saygılar. Bu harika yazınız için de çok çok teşekkürler. aybige tek
Bu skandallar diğer markaları da dolaylı yönden ve direk etkiliyor. Örneğin: nokia n96 reklamında tv’de cep telefonunuza bloglarınızı ekleyebilirsiniz diye reklam yapılıyor.
Böyle markalardan da bu konularda yardım gelebilir gibi bir düşünce düştü aklıma.
Paylaşmayı uygun gördüm çünkü yasaklanan bloglar bir çok ürünün de full potansiyel çalışmasını engelliyor üstelik bedellerini biz müşteriler öderken.
iyi günler tüm arkadaşlara ve tüm blog magurlarına
ben koyu bir galatasaray taraftarı olmama rağmen, ilk olarak cine5 adlı kuruluş tarafından bu yana şifreli verilen hiç bir maçı ne tirbünde nede kahvehanelerde veya birahanelerde seyretmeye gitmedim. asla da seyretmeyeceğim. Bu adamların mantığı türkiyede oynanan maçlara daha fazla seyirci gelsiin tirbünler dolsun değilmiydi. peki ne olduda büyük kulüplerin yurt dışında köy takmları ile oynadığı dandik hazırlık maçlarını bile şifreli kananllardan yayınlama yayınlama mantığı nedir. bu düpedüz bunlar sizin iyi günleriniz. bundan sonra hiç bir maçı görenmeyeceksiniz demektir. Yani ümüğünüzü sıkacağım demektir. adamlar tüm topluma karşı açıkça şantaj yaparken, toplumumuzun hala bunların ayak oyunlarına uyup da abuk sabuk cihazlar peşinde koşmalarına anlam veremiyorum.
bu şifreli kanalların basketbolu bile bir dönem ne hale getirdiğini anımsayın. Efes pilsenin avrupadaki başarıları üzerine tribünlerin dolduğunu ve ekran başındakilerin de artığını gören önce cine5 sonrda malum kanalların şifreli maçlarını kaç kişi takip etmişti acaba. hiçkimsenin basketbol maçları için kartlı uydu cihazı aldığını sanmıyorum. Yani bu şantaj en azından burada işe yaramadı. çünki basketbol maçlarının sonuçlarını en azından benim gibi bu sporu seyreden biri soğuyupta maçolup olmadığından bile haberi yoksa varın siz anlayın durumu.
sonuç itibarıyla hiç bir kimsenin şiferli kanal cihazı için dekoder almamasını tavsiye ediyorum.
[...] Kaynak: Özgür Alaz [...]
Yorumunuz: